
Çocuğun kronolojik yaşından beklenen alıcı ve ifade edici dil becerilerini yaşıtlarına uygun düzeyde sergileyememesi durumu Gecikmiş Dil ve Konuşma olarak tanımlanır. Erken dönemde müdahale edilmediğinde bu tablo çocuğun sosyal, duygusal gelişimini ve gelecekteki akademik başarıısını (özellikle okuma-yazma becerilerini) olumsuz etkileme riski taşımaktadır. Terapi planlamalarımızda Doğal Dil Öğretimi Stratejileri (Çevresel Model / Milieu Teaching), Genişletme ve Zenginleştirme Teknikleri (Expansion and Recasting) ile oyun temelli iletişimsel ortam düzenlemelerinden yararlanmaktayız. Süreci yapılandırırken ebeveyn rehberliğini merkeze alan Aile Merkezli Erken Dil
Müdahalesi modellerini uygulayarak, çocuğun günlük yaşam kalitesini ve iletişim girişimlerini artırmaktayız.
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)
Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerde sosyal-iletişimsel beceriler, ortak dikkat, pragmatik (sosyal) dil ve karşılıklı etkileşim alanlarında nörogelişimsel farklılıklar görülebilmektedir. Kurumumuzda yürütülen Dil ve Konuşma Terapisi süreçlerinde, bireyin iletişim başlatma ve sürdürme motivasyonunu artırmayı, işlevsel sembolik oyun becerilerini geliştirmeyi ve dili günlük yaşamda bağımsız bir şekilde kullanmasını hedeflemekteyiz. Terapilerimizde kanıta dayalı erken yoğun gelişimsel ve davranışsal müdahalelerden yararlanarak DIR® Floortime™ (Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli Model), Doğal Dil Öğretimi Yaklaşımları (NDBI) ve Hanen Programı
prensipleri gibi etkileşim odaklı erken çocukluk dönemi programlarını aktif olarak uyguluyoruz. Ayrıca gerekli durumlarda çocukların kendilerini ifade edebilmeleri adına alternatif ve destekleyici iletişim sistemlerinden (ADİS / AAC – PECS) de süreç içerisinde destek almaktayız.
Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik ve Hızlı Bozuk Konuşma)
Akıcılık bozuklukları; ses, hece veya sözcük tekrarları, ses uzatmaları ve bloklarla karakterize olan Kekemelik ile konuşma hızının aşırı ve düzensiz olması, ses/hece yutmalar ve konuşma anlaşırlığının ani düşüşleriyle kendini gösteren Hızlı Bozuk Konuşma (Takifemi / Cluttering) tablolarını kapsamaktadır. Terapi vizyonumuz, yalnızca konuşma akıcılığını fiziksel olarak optimize etmeyi değil; bireyin akıcılık sorunlarına karşı geliştirdiği olumsuz tutum, kaygı, kaçınma davranışları ve konuşma anksiyetesini de içeren bütüncül bir duyarsızlaştırma (desensitizasyon) sürecini içermektedir.
Okul öncesi dönem çocuklarında doğrudan ve dolaylı yaklaşımları temel alan Lidcombe Programı ve RESTART-DCM (Talepler ve Kapasiteler Modeli) gibi kanıta dayalı yöntemleri kullanırken; okul çağı, ergen ve yetişkin bireylerde ise Kekemelik Modifikasyonu (Fluency Shaping / Stuttering Modification – Van Riper Yaklaşımı) ve hızlı bozuk konuşmaya yönelik hız kontrolü (hız regülasyonu) ile öz-izleme (self-monitoring) stratejilerinden yararlanıyoruz. Süreci Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) teknikleriyle entegre ederek, nefes-fonasyon koordinasyonu çalışmaları eşliğinde bireyin iletişim güvenini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.
Gelişimsel Dil Bozukluğu (GDB)
Gelişimsel Dil Bozukluğu, herhangi bir işitsel, nörolojik veya zihinsel yetersizliğe bağlı olmaksızın, dili anlama ve/veya üretme becerilerinde kalıcı güçlüklerle kendini gösteren dilbilimsel bir tablodur. Dilin bileşenleri olan fonoloji, morfoloji (biçimbilgisi), sözdizimi (sentaks), semantik (anlambilim) ve pragmatik (kullanımbilim) alanlarını doğrudan etkileyerek akademik hayatı zorlaştırabilir. Terapilerimizde dilin bu içerik, biçim ve kullanım bileşenlerini bütüncül olarak hedefleyen Yapılandırılmış Dil Terapisi Programları yürütülmektedir. Çocukların dil becerilerini zenginleştirmek amacıyla Narratif (Anlatı ve Hikaye Temelli) Müdahaleler, Morfolojik ve Sentaktik Farkındalık
Çalışmaları ile Linguistik Odaklı Uyaran Sağlama tekniklerini bir arada kullanarak kalıcı bir gelişim
hedeflemekteyiz.
Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisi (ÇKKA)
Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisi, konuşma üretimi için gerekli olan kas hareketlerinin beyin tarafından planlanması, programlanması ve sıralanmasında yaşanan güçlüklerden kaynaklanan nöromotor bir konuşma bozukluğudur. Konuşma sırasındaki ses hatalarının tutarsızlığı, heceleme eğilimi ve artan sözcük uzunluğuyla birlikte konuşma anlaşırlığının ciddi ölçüde düşmesi bu tablonun en belirgin özelliklerindendir. Kurumumuzda motor öğrenme prensiplerini temel alan yoğun ve spesifik terapi protokolleri uygulanmaktadır. Bu doğrultuda, dünya çapında kabul gören Dynamic Temporal and Tactile Cueing (DTTC – Dinamik Zamansal ve Dokunsal İpuçları) ve ReST (Rapid Syllable Transition Treatment) gibi yöntemlerin yanı sıra, konuşma kaslarına multisensör (görsel, işitsel, dokunsal) geri bildirim sağlayan ipucu teknikleriyle konuşma anlaşırlığını kararlı bir şekilde artırmaktayız
Konuşma Sesi Bozuklukları (Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar)
Konuşma Sesi Bozuklukları (KSB), çocukların hedef dildeki sesleri anatomik, motor veya bilişsel/linguistik düzeyde hatalı üretmesi, seslerin yerini değiştirmesi veya düşürmesi durumudur. Bu durum çocuğun akranları ve sosyal çevresi tarafından anlaşılmasını doğrudan kısıtlayarak sosyal çekinikliğe yol açabilmektedir. Kurumumuzda ayrıntılı bir ayırıcı tanı amacıyla fonetik fonolojik değerlendirmeler yapıldıktan sonra, motor temelli bozukluklar için Geleneksel Artikülasyon Terapisi uygulanmaktadır. Bilişsel veya dilsel kökenli ses hatalarında ise Fonolojik Kontrast Terapileri (Minimal Çiftler, Maksimal Çiftler Yaklaşımı), ve Döngüsel (Cycles) Yaklaşım gibi bilimsel yöntemler kullanılarak doğru seslerin günlük konuşmaya akıcı bir şekilde genellenmesi sağlanmaktadır.
Motor Konuşma ve Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi, Apraksi, Dizartri)
Merkezi veya çevre sinir sistemindeki hasarlara, inme (felç), kafa travmaları ya da nörolojik durumlara bağlı olarak yetişkinlik döneminde dil, konuşma ve motor planlama süreçleri etkilenebilmektedir. Bu kapsamda; dilin anlaşılması ve üretilmesini etkileyen Afazi, konuşma hareketlerinin beyin tarafından programlanıp sıralanamamasıyla kendini gösteren Edinilmiş Konuşma Apraksisi ve konuşma kaslarının kontrolü, hızı ile koordinasyonunun bozulması sonucu ortaya çıkan Dizartri klinikte sıklıkla çalıştığımız tablolardır. Kurumumuzda yürütülen nörojenik ve motor konuşma bozuklukları terapilerinde, bireyin kaybettiği işlevsel iletişim becerilerini yeniden kazandırmak amacıyla kanıta dayalı nörorehabilitasyon protokolleri uygulanmaktadır. Süreçlerimizde, afazi tabloları için Uyarım Terapileri (Schuell’s Stimulation Approach), Kısıtlayıcı-Zorunlu Dil Terapisi (CILT) ve Melodik Entonasyon Terapisi (MIT) gibi güncel yaklaşımlardan yararlanırken; apraksi ve dizartri vakalarında ise motor öğrenme prensiplerini temel alan artikülasyon/koordinasyon çalışmaları ile bireyin bağımsızlığını destekleyen alternatif ve destekleyici iletişim sistemleri (ADİS / AAC) entegre edilerek kişiye özel bir terapi programı yürütülmektedir.
Ses Bozuklukları
Ses bozuklukları; ses tellerinin organik patolojilerine (nodül, polip vb.) veya sesin yanlış/kötü kullanımına bağlı olarak sesin kalitesinde (kısıklık, nefeslilik, pürüzlülük), perdesinde veya şiddetinde meydana gelen işlevsel değişikliklerdir. Kulak Burun Boğaz (KBB) hekimleriyle multidisipliner bir iş birliği içinde yürüttüğümüz bu süreçte, öncelikle detaylı bir Ses Hijyeni Eğitimi vererek sese zarar veren davranışların modifikasyonunu sağlıyoruz. Terapi seanslarında ise ses tellerindeki akustik ve aerodinamik dengeleri yeniden kurmak amacıyla, klinik etkinliği kanıtlanmış olan SOVTE (Yarı Tıkalı Vokal Sürnek Egzersizleri), Rezonant Ses Terapisi ve Vokal Fonksiyon Egzersizleri gibi güncel ses terapisi protokollerinden yararlanmaktayız.
İşitsel Rehabilitasyon (İşitme Kayıplarında Dil ve Konuşma Terapisi)
İşitsel Rehabilitasyon; her dereceden işitme kaybı olan, işitme cihazı veya koklear implant kullanan çocuk ve yetişkin bireylerin, işitsel algı becerilerini maksimum düzeyde kullanarak dil, konuşma ve iletişim potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen uzmanlaşmış bir terapi alanıdır. Erken dönemde sağlanan doğru cihazlandırma ve ardından başlayan nitelikli bir rehabilitasyon süreci, işitme kayıplı çocukların akranlarıyla benzer dil ve akademik gelişim düzeyini yakalayabilmesinde kritik bir rol oynar. Kurumumuzda yürütülen işitsel rehabilitasyon seanslarında, işitme teknolojilerinin sağladığı akustik uyaranları anlamlı kılmak adına kanıta dayalı İşitsel-Sözel Terapi (Auditory Verbal Therapy – AVT) yaklaşımı ve işitsel algı basamaklarını (fark etme, ayırt etme, tanımlama, anlama) hedefleyen İşitsel Rehabilitasyon Protokolleri uygulanmaktadır. Süreç boyunca aile merkezli bir model benimsenerek, işitsel girdilerin çocuğun günlük yaşam rutinlerine ve doğal iletişim ortamlarına entegre edilmesi sağlanmakta, böylece kalıcı ve işlevsel bir dil edinimi desteklenmektedir.
Sosyal (Pragmatik) İletişim Bozukluğu
Bireyin sözel ve sözel olmayan iletişimi sosyal amaçlarla kullanma, sohbet başlatma ve sürdürme, sıra alma, dinleyiciye veya ortama göre dil stilini değiştirme gibi alanlarda yaşadığı spesifik güçlükler Sosyal İletişim Bozukluğu başlığı altında ele alınır. Bu bireyler imaları, mecazları, şakaları veya net olarak ifade edilmeyen soyut sosyal ipuçlarını anlamlandırmakta zorluk yaşarlar. Terapilerimizde sosyal bağlamların anlamlı bir şekilde yapılandırılması amacıyla Sosyal Öyküler (Social Stories™) ve Zihin Kuramı (Theory of Mind) çalışmalarından yararlanıyoruz. Doğal etkileşim senaryoları üzerine inşa edilen Sosyal Beceri Grupları ve pragmatik dil protokolleri sayesinde, bireylerin akran ilişkilerini ve sosyal farkındalıklarını üst seviyeye taşımayı amaçlıyoruz.
Down Sendromu
Down Sendromu, bireyin dil, konuşma, motor-bilişsel ve iletişim alanlarında farklı hızlarda ilerlemesine neden olan genetik bir durumdur. Alıcı dil (anlama) ve ifade edici dil (üretim) arasındaki makas açıklığı, kısıtlı sözcük dağarcığı, morfosantaktik (cümle bilgisi) yapaylıklar ve konuşma anlaşırlığındaki düşüklük bu süreçte en sık destek talep edilen alanlar arasındadır. Kurumumuzda bireyin gelişimsel profiline uygun olarak planlanan Erken Dil Müdahale Programları kapsamında, konuşma anlaşırlığını artırmak adına bütüncül dil/konuşma yaklaşımları ile oral-motor ve artikülasyon çalışmaları yürütülmektedir. Bununla birlikte sözel üretimi henüz başlamamış ya da kısıtlı olan bireylerde iletişimi desteklemek amacıyla İşaret ve Jest Destekli İletişim (Total Communication Approach) tekniklerini de terapi sürecine dahil ederek etkileşimin günlük yaşamda işlevsel hale gelmesini sağlıyoruz.
Pediatrik Beslenme Bozuklukları
Pediatrik beslenme bozuklukları; bebeklik ve çocukluk döneminde kronolojik yaşa uygun besinleri tüketmede yaşanan güçlükleri, gıda reddini ve yetersiz beslenme tablolarını kapsamaktadır. Prematüre doğumlara, anatomik yapılara (dudak-damak yarıkları vb.), nörogelişimsel farklılıklara veya duyusal/davranışsal süreçlere bağlı olarak gelişen bu tablolarda; çocuklarda çiğneme kaslarında koordinasyonsuzluk, belirli doku/kıvamlardaki yiyeceklere karşı aşırı duyarlılık ve öğürme refleksi sıklıkla gözlenmektedir. Kurumumuzda yürütülen pediatrik beslenme terapilerinde, çocuğun besinlerle olan ilişkisini güvenli ve olumlu bir bağlama taşımak hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, oral motor mekanizmaları destekleyici çalışmaların yanı sıra, duyusal hassasiyetleri azaltmaya yönelik Hassaslaştırma ve Duyusal Desensitizasyon protokolleri ile bütüncül, oyun temelli beslenme yaklaşımları (örneğin SOS Approach prensipleri) aile katılımı odaklı olarak uygulanmaktadır.
Dudak ve Damak Yarıkları
Dudak ve damak yarıkları, anne karnındaki gelişim döneminde yüz ve ağız yapılarının tam olarak birleşememesi sonucu ortaya çıkan yapısal bir durumdur. Cerrahi onarımlar sonrasında dahi çocukların dil, konuşma, rezonans ve artikülasyon (ses üretimi) becerilerinde destek ihtiyacı görülebilmektedir. Bu süreçte en sık karşılaşılan klinik tablolar; veloferingeal yetmezliğe (damak kaslarının tam kapanamamasına) bağlı olarak konuşurken burna fazla hava kaçması (hipernazalite) ve yapısal eksiklikleri telafi etmek adına geliştirilen hatalı ses üretimleridir (telafi edici artikülasyon hataları). Kurumumuzda yürütülen dudak-damak yarığı terapilerinde, cerrahi sonrası anatomik potansiyeli maksimum düzeyde kullanmak hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, veloferingeal mekanizmanın işlevselliğini artırmaya yönelik İşitsel-Görsel Geri Bildirim Teknikleri, doğru hava çıkışını destekleyen rezonans stratejileri ve telafi edici hataları ortadan kaldırmak adına yapılandırılmış Fonetik/Fonolojik Artikülasyon Terapileri bütüncül bir şekilde uygulanmaktadır.
Kaynakça
American Speech-Language-Hearing Association. (n.d.). Evidence-based practice (EBP).
https://www.asha.org/research/ebp/
Altınsoy, A. (2023). Hızlı-Bozuk Konuşmanın Kuramsal Temelleri ve Tanımına Genel Bakış. D5l
Konuşma ve Yutma Araştırmaları Derg5s5, 6(1), 58-71.
Atila-Çağlar, N., & Noyan-Erbaş, A. (2023). Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisinde Değerlendirme ve
Terapi: Derleme Çalışması. Journal of Language, Speech and Swallow5ng Research, 6(3), 362-387.
Çağlar, N. A., Parlak, M. M., & Köse, A. (2025). Pediatrik Travmatik Beyin Hasarında Dil, Bilişsel
İletişim ve Davranışsal Değerlendirmeler ve Müdahaleler. Dil Konuşma ve Yutma Araştırmaları
Dergisi, 8(1), 87-117.
Doğruöz, N. M., & Maviş, İ. (2018). Afazili vakalarda değerlendirme sonuçlarının analizi. Dil
Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi, 1(3), 224-244.
Franken, M. C., & Putker-de Bruijn, D. (2007). Restart-DCM method. Treatment protocol developed
within the scope of the ZonMW project Cost-effectiveness of the Demands and Capacities Model based
treatment compared to the Lidcombe programme of early stuttering intervention: Randomised trial, 1-
35.
Gerek, M., & Çiyiltepe, M. (2005). Yutma bozukluğu olan hastalarda rehabilitasyon yöntemleri ve
sonuçları. The Turkish Journal of Ear Nose and Throat, 14(1), 10-17.
Kelly, H., Brady, M. C., & Enderby, P. (2010). Speech and language therapy for aphasia following
stroke..
Kummer, A. W. (2014). Speech evaluation for patients with cleft palate. Cl5n5cs 5n plast5c
surgery, 41(2), 241-251.
Kütükçü, D. K. (2024). Sosyal İletişim Bozukluğu: Dil ve Konuşma Terapistleri için Klinik Görünüm
ve Müdahale Stratejileri. Dil Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi, 7(3), 353-390.
Koçak, A. N., & Aydın, N. (2020). Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisinde Uygulanan Terapi
Yöntemleri. Dil Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi, 3(2), 218-240.
McCabe, P., Murray, E., Thomas, D., & Evans, P. (2017). Clinician manual for rapid syllable transition
treatment (ReST). The Un5vers5ty of Sydney: Camperdown, Austral5a.
Onslow, M., Webber, M., Harrison, E., Arnott, S., Bridgman, K., Carey, B., … & Hearne, A. (2020).
The Lidcombe program treatment guide. L5dcombe program tra5ners consort5um.
Regis, M. S., Lima, I. L. B., Almeida, L. N. A., Alves, G. Â. D. S., & Delgado, I. C. (2018). Speechlanguage therapy stimulation in children with Down’s syndrome. Rev5sta CEFAC, 20(3), 271-280.
Sansavini, A., Favilla, M. E., Guasti, M. T., Marini, A., Millepiedi, S., Di Martino, M. V., … &
Lorusso, M. L. (2021). Developmental language disorder: Early predictors, age for the diagnosis, and
diagnostic tools. A scoping review. Bra5n sc5ences, 11(5), 654.
Sarpkaya, R., & Özkan, E. T. (2025). Disfonili Bireylerde Yarı Tıkalı Ses Yolu Egzersizlerinin Klinik
Etkililiğine Yönelik Güncel Bulguların İncelenmesi. Balkan Sağlık Bilimleri Dergisi, 4(2), 78-84
Senent-Capuz, N., Baixauli-Fortea, I., & Moret-Tatay, C. (2021). Parent-implemented Hanen program
it takes two to talk®: an exploratory study in Spain. International journal of environmental research
and public health, 18(15), 8214.
Toomey, K. A., & Ross, E. S. (2011). SOS approach to feeding. Perspectives on Swallowing and
Swallowing Disorders (Dysphagia), 20(3), 82-87.
Topbaş, S. (2015). Dil ve konuşma bozuklukları: Geç konuşan çocuklar ve dil bozukluğu. Ana Baba
Okulu, 75-84.
Ünal-Logacev, Ö., Kazanoğlu, D., Balo, E., & Nemutlu, A. (2018). Cleft lip and palate assessment
form: Medical history, oral-peripheral characteristics, speech problems. Turk5sh Journal of Plast5c
Surgery, 26(4), 156-168.
